GÖKKUŞAĞI DİYETİ NEDİR? NASIL YAPILIR?

GÖKKUŞAĞI DİYETİ NEDİR? NASIL YAPILIR?

Diyet yaparken çoğu zaman sevdiğimiz yiyeceklerden vazgeçmemiz gerekir. Bu yüzden de uygularken çok zorlanırız. Yiyecekleri tüketmemek yerine daha çok neleri tüketmemiz gerektiğini bilirsek yiyeceklerin faydaları ve işlevlerinden yararlanır, hem keyif alır hem de sağlıklı besleniriz. Gökkuşağı Diyeti de tam olarak bu sistemi destekleyen bir diyet tipi.

Bu aralar çevremizde sıkça bu terimi duyduğunuzu düşünüyoruz. Hekimler “Tabağınız renklensin, besinleriniz renkli olsun” diyorlar... Tabağımızı nasıl gökkuşağı gibi yapacağız? Nedir bu gökkuşağı diyeti? Nereden çıkmıştır?

 

Amerikalı beslenme uzmanı Dr. Deanna Minich Göökuşağı Diyeti isimli bir kitap yazmış ve kitabında bu diyetin temel prensiplerini bilimsel verilerle de destekleyerek eski öğretilerle ilişkilendirmiştir. Sonuç olarak beslenmeyi, modern bilimi, geleneksel uygulamaları ve kendi klinik deneyimlerini bütünsel bir yaklaşımla birleştirerek bu diyet tipini ortaya çıkarmış.

Eski çakra öğretilerine göre yedi ayrı sistem vücudumuzdaki organların bütünü oluşturur. Her sistemi dengeleyecek ve enerji kazandıracak besinler de bu sistemleri destekler. İster detoks yapmayı, istersek de enerji kazanmayı hedefleyelim gökkuşağı diyetinde katı kurallar koymadan özgürce beslenme olanağı yakalarız. Günümüz dünyasında da bilimsel olarak desteklenen bu beslenme tipine biraz daha yakından bakalım.

Nedir bu çakralar?

1. Kök (Kırmızı)

Bu sistem bizi esas almakta olup benlik duygumuzla ilişkilidir. Adrenal bezlerimizde başlar ve bağışıklık sistemimizi, DNA’mızı, kemikleri, deriyi, bacakları, kasları, eklemleri, kısacası proteinden oluşan tüm vücut bölümlerini kapsamaktadır.  

Kökümüzü beslemek için, protein alarak kan şekerini sabit tutmak çok önemlidir. Özellikle kırmızı meyve ve sebzeler vücudumuzu destekleyen temel besin maddelerini içerir. Bolca C vitamini içeren bu besinler, stresle başa çıkmamıza destek olurken adrenal bezlerimizi de dirençli kılar.  

İyileştirici özelliği olan  kırmızı besinlere örnek olarak; greyfurt, pancar, kiraz, kızılcık, goji meyvesi, ahududu, kırmızı elma, kırmızı biber, çilek, domates ve karpuz verilebilir.

2. Akış (Turuncu)

Bu sistem ise yaratıcılığımızı anlatır. Üreme organlarımız, kuyruk sokumu ve kalça gibi “akışkan” bölümlerimiz bu kısımdadır. Aynı zamanda boşaltım sağlayan organlarımızla da yakından bağlantılıdır.  

Akış sistemine destek olmak  için bol su içmek ve doymamış yağ yönünden zengin kuruyemişler ve balık tüketmek son derece mühimdir.  Ayrıca turuncu yiyecekler de üreme sistemlerine destek olan bileşenleri içerir.  

Kayısı, havuç, portakal, papaya, balkabağı, patates ve tatlı patates gibi besinleri yiyerek akış sisteminin iyileşmesine destek olabiliriz.

3. Ateş (Sarı)

Bu sistem enerjimizi temsil eder. “Ateş merkezi” vücudumuzun tam ortasındadır ve yiyecekleri enerjiye dönüştüren sindirim sistemimizi yönetir. Sindirim sisteminde yer alan mide, safra kesesi, pankreas, karaciğer ve ince bağırsağımızla ilişkilidir. Size neyin enerji verdiğini ve neyin enerjinizi aldığını tespit ederek bu besinlerin gücünden faydalanabilirsiniz. Kendimizi tanımak her daim çok önemli J

Enerjinin korunmasına destek olan  besinler olarak, mercimek veya tam tahıllar gibi lif yönünden gıdaları örnek verebiliriz.

Sindirime yardımcı olan yiyecekler ise genelde sarı renkli muz, zencefil, limon ve ananas şeklinde sıralanabilir.

4. Sevgi (Yeşil)

Bu sistem ise sevgi ile ilgilidir. Bize empati, merhamet ve bağlılığımız hakkında çok şey anlatır. Kolları, koltukaltlarını, kan damarlarını, göğüsleri, elleri, kalbi, akciğerleri, lenfatik sistemi, omuzları ve bilekleri yönetir. 

Isırgan otu, ıspanak, lahana, pazı ve roka gibi yeşil yapraklı sebzeler, kalp sağlığına yardımcı olabilir. Avokado, brokoli, kara hindiba, hardal ve filizli sebzeler bu sistemi destekleyen diğer besinlerden bazılarıdır.

5. Doğruluk (Su yeşili)

Bu sistem boğaz bölgesini temsil eder. Sözlü ifade yeteneğimizi anlatır. Boğaz, tiroid bezi, ağız, yanak, çene ve kulaklarımızı kapsayan bu sistemi desteklemek için ne yediğimizin yanı sıra nasıl ve ne hızda yediğimiz de oldukça öenmlidir. 

Kulak, burun, boğaz kanallarını yumuşatıp açmaya yarayan besinler  çorbalar, soslar, meyve suları, çaylar, kivi ve kavun gibi meyveler olarak örneklendirilebilir.

6. Sezgi (Mavi)

Bu sistem ise hipofiz bezimize karşılık gelir. Sezgisel bakış açısını yansıtır. Vücudunuzdaki diğer tüm bezleri birbirine bağlar. Beyin, nöronlar, sinir ileticileri, kaşlar, gözler ve alnı kapsar.

Uykuyu, düşünce işleme sisteminizi ve ruh halini düzenler.

Mavi-mor gıdalardaki besinler beyni, özellikle de hafızayı destekler. Mavi-mor yiyecekleri ise acai meyvesi, böğürtlen,  incir, mor üzüm ve yaban mersini gibi örneklendirebiliriz.

7. Ruh (Toprak rengi)

Bu sistem ruhumuz ile ilişkilidir. Bu sistem ruhla ilgili sağlık sorunları, elektromanyetik alanlar, enerji meridyenleri, sinir sistemi ve epifiz bezi gibi görünmez, ancak çok etkili olan elementleri kapsar.  

Arınma amaçlı yapılacak aralıklı oruçların yanı sıra, tercihinizi karnabahar, hindistancevizi, sarımsak, soğan, susam ve turp gibi beyaz yiyecekler bu sistemi desteklemenize yardımcı olur.

Aslında konunun özeti bugün nasıl beslendiğimiz önümüzdeki 5 yıl sonra ne olacağımızın resmi. Dolayısıyla öğünlerimizde her daim dengeli ve çeşitli olarak geleneksel ve doğal gıdaları tercih etmek çok önemli. Kadıneli Gurme olarak aradığını geleneksel doğal yaşamın güvencesiyiz! Ürünlerimize göz atmayı unutmayın 

Etiketler: dogal, diyet, saglıklıbeslenme
Kasım 27, 2020
Listeye dön
Çerez Kullanımı

Gizlilik Politikası ve Çerez Uyarısı 

Bu internet sitesinde sizlere daha iyi hizmet sunulabilmesi için Cookieler kullanılmaktadır.Cookie tercihlerinizi değiştirmek ve Cookieler hakkında detaylı bilgi almak için Gizlilik Politikası'nı inceleyebilirsiniz.